canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

ÜÇÜNCÜ POSTA HİCRET EDENLER - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

ÜÇÜNCÜ POSTA HİCRET EDENLER

 

Bunlardan sonra Mekke’de bir kısım sahabeler, aile evlat sözleriyle muhacir olup gelemediler. Mekke’de kaldılar. Çok zaman sonra Mekke’de kalan son üçüncü posta sahabeler, onlar da muhacir olup Medine’ye geldiler.

Üçüncü posta Medine’ye kendilerinden evvel gelen ilk postaları gördüler ki çok yüksek bir kemale dereceye kavuşmuşlar. Üçüncü posta bunların bu hallarını görünce gelip ıssız yerlerde Cenab-ı Allah’a hem tevbe istiğfar hem de evvel gelen sahabelerin kavuşmuş oldukları makam derecelerinden aşağı düşmemeleri için üçüncü postanın Allah’a yalvarıp nasıl bir münacat ve dua ettiklerini Cenab-ı Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri geride kalan gelen yaşayan Ümmeti Muhammed’e bunların hallarını beyan etmek üzere

وَالَّذ۪ينَ جَآؤُ۫ مِنْ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذ۪ينَ سَبَقُونَا بِالْا۪يمَانِ وَلَا تَجْعَلْ ف۪ي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا رَبَّنَآ اِنَّكَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟

Ayetin meali:

 “Ya Rabbi, (biz Mekke’den ilk muhacir olanlar ile beraber gelemeyip evlat aile sözleri ile Mekke’de kaldığımızdan dolayı) bu hata günahlarımızı sen affı mağfiret eyle ya Rabbi. Bizden önce ilk sebgat edip muhacir olup Medine’ye gelmiş olan kardaşlarımızın ulaşmış oldukları makamı ala derecelerinden mertebelerinden bu kardaşlarımızı aşağı düşürme. Bu kardaşlarımızın bu makama derecelerine ulaştıklarına bizim nefisler tarafından kalbimize gelen (hasetlik, kıskançlık buna benzeyen) kıllı kışları bizim kalblerimizden sil günahlarımızı af eyle. Sen Ğafururrahimsin bu kardaşlarımızı da kavuşmuş oldukları makam derecelerinden aşağı düşürme muhafaza eyle ya Rabbi.”[1]

Bu şekilde dua ettiklerini kusurlarını bilip günahlarının affını talep ettiklerini haber veriyor.

Bu ayete göre hasetliği, kıskançlığı, çekememezliği atmamız gerekiyor. Bırakın, bırakmaya çalışın. Onların dua münacatları gibi münacatta bulunun, birbirlerinize. Bunların halı büyük bir ibrettir.

Onların gibi birbirinizi sevip esirgeyin ki onların makam ve derecelerine sizlerde kavuşasınız.

Burada şu hadisi şerife gelip dayanıyor. “Bir kimse dünya ahretçe kendi nefsi için münasip görüp arzu isteklerini aynen Müslüman ıhvan din kardeş bacılarına da isteyip münasip görüp arzu edip istemeyince mü’mini kâmil sınıfından olamaz” buyuruyor.

Gayemiz Allah’ın sevdiği mü’min kullarından olmak olsun.

Peygamber efendimiz aleyhissalatü vesselam ilk dini tebliği zamanında kâfirler çok eziyet ederlerdi. Fakat Cenab-ı Hak sabır ayeti indirdi:

فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ اُو۬لُوا الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ

“Ya Habibim! Rusulu kiramdan (Peygamberlerden) sebat azim sahiblerinin sabr ettiği gibi sende sabr et.” [2]

فَاصْبِرْ صَبْرًا جَم۪يلًا

“Ya Habibim! Güzel bir sabırla sabr et.”[3]

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme sabır ayeti geldikçe yarenlerine, sabır edin diye buyururdu ve dahi sabırlarını sorardı. Kâfirler incittikçe teselli ederdi.

 

     

 KASİDE

 

Hub Medine-i Münevver çün Sana buldu vüsul

Giydi iman hil’atını dinimiz buldu vüsul

Enbiyalar evliyalar hürmetiçün ya Rasul

Kıl şefaat ya Muhammed şahı sultanı Rasul.

 

Hem Senin hakkında indi kâfi nun

Ayağına secde kıldı inüben ay ile gün

Biz zaif ümmetlerine Sen şefaat et bugün

Kıl şefaat ya Muhammed şahı sultanı Rasul

 

Ta kıyamet haşrolunca arasatın dehşeti

Nefsi nefsi çağrışırlar gayrilerin ümmeti

Ol Ebubekir, Ömer, Osman, Ali’nin hürmeti

Kıl şefaat ya Muhammed şahı sultanı Rasul

 

Rahmeten lil âleminsin kim tutar şekki güman

Devletinde zahir ile buldular emnü eman

Hatmel mürsel enbiyasın hem Rasulü ahir zaman

Kıl şefaat ya Muhammed şahı sultanı Rasul

 

Hacı Muhammed Bilal-i Nadir

 

Hürmetin bildim bugün, hakka feryad eyledim,
İtikadım ihlâs ile kalbimi pak eyledim,
Malı mülkü can, yolunda hep terk eyledim,
Kıl şefeat ya Muhammed şah-ı sultan-ı Rasul

 

Ravza-i Nur-u Münevver bugün geldi feryadıma
Ruzi mahşerde meded eyle benim feryadıma,
Atam, anam, gavm-ı gardaş ıhvanı hem ahbabıma,
Kıl şefeat ya Muhammed şah-ı sultan-ı Rasul.

 

 

Aşıkı sadıkların kalbinin mihmanısın

Cümle isyan ehlinin derdinin dermanısın

Enbiyalar evliyalar şahının sultanısın

Kıl şefeat ya Muhammed şah-ı sultan-ı Rasul

 

Bir nidarım bugün derde derman isterem

Sensin şahım lütfu ihsan isterem

Hürmetin içun Nadire lütfu Mevla isterem

Kıl şefeat ya Muhammed şah-ı sultan-ı Rasul

 

Hacı Muhammed Bilal-i Nadir

 

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem Medine-i Münevvere’ye gelmeyince, müslümanlar çoğalmadılar. Medine’ye gelince İslam çoğalıp, zahirde de güç dengini bulunca Cenab-ı Hak Teâlâ ol vakit bu ayetleri gönderdi:

اُذِنَ لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ وَاِنَّ اللّٰهَ عَلٰى نَصْرِهِمْ لَقَد۪يرٌۙ

Yani, “kâfirlerden vaki olan envai eza ve zulümle mazlum olan mü’minlere zalim olan kâfirlerle savaşmaya tarafı ilahiden nusrat verildi. Muhakkak ki Cenab-ı Hak onlara yardım etmeye kemali kudretle Kadir’dir.”[4]

وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ

“Siz Allah uğrunda hakkıyla cihad edin”[5]

Bu ayetler geldi, tahammül ve sabır ayetleri mensuh oldu. O zaman Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem gaza için asker göndermeye başladı. Kâfirlerin kervanlarını vurun dedi. Onları vurup mallarını müslümanlara kısmet eder idi.

Bundaki hikmet karşıda düşman güçlü ise siz de onlara karşı güç kuvvet buluncaya kadar düşmanı oyalayın. Taa ki gücünüz kuvvet buluncaya kadar. Bu güç kuvvet buluncaya kadar sabır edemeyip ölenler de Hamza pehlivan derecesini alır inşaallahu Teâlâ.

 


[1] Haşr Suresi, 59/10.

[2] Ahkaf 46/35

[3] Mearic 70/5

 

[4] Hac 22/39

[5] Hac 22/78

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>