canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

AYIN İKİYE BÖLÜNME MUCİZESİ - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

AYIN İKİYE BÖLÜNME MUCİZESİ

 

Bizim Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize kâfirler dediler ki Evvelki peygamberler hep mucize gösterdiler, sende bize bir mucize göster ki hiç akla fikre sığmayan bir şey olsun. Söyleyin dedi. Allah’u Teâlâ Hazretlerinin yapamayacağı bir şey yoktur.

Dediler ki bir gün tayin edelim. O gün hepimiz berrak açık havada ayın onbeşinci gününde sahraya çıkalım meydana, sahaya çıkalım. Gece ayın berrak ışığında, hava karanlık olsun. Yani, göz gözü görmez karanlık olsun. Bu bittikten sonra biz sana deriz. Sen ondan sonra dua et karanlık açılsın rüzgâr olsun. Hiç rüzgâr olmayan zamanda rüzgâr olsun. Ondan sonra geri ayı indir. Ay gelsin, sana şehadet etsin. O zaman sana iman edeceğiz dediler. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dedi ki

Rabb’ımın yapamayacağı bir şey yoktur. Ayı küçültür indirir dedi. O günü tayin ettiler ayın onbeşinci gecesinde berrak havada çıktılar. Ne rüzgâr var, ne karanlık var. Ayın süt gibi aydınlığı, orası hattı istivanın altı olduğu için ayın kuvveti daha fazla, ziyade parlak olur. O zaman dediler ki

Ya Muhammed şimdi dua et bakalım karanlık olsun o zaman Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Hazretleri diyorki.

Ey benî Haşim olanlar, ey benim akrabam olanlar, bana inananlar, yanıma toplanın, etrafıma toplanın birbirlerinizi kayıp etmeyin.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bunları yanına çağırıp toplamaya başlayınca, kâfirler elini vurup gülüşmeye başladılar.

Karanlık yok bir şey yok şimdiden adamlarını yanına çağırıyor. Sanki karanlık olacakmış diye gülüşmeye başladılar.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri onlara diyor ki birbirinizden tutun ayrılmayın. Elini kaldırıp dua yapıyor, Ya Rabbi, bir karanlık ver. Karanlığı verince o kadar karanlık oluyor ki kimse kimsenin gözüne dürtse göreceği yok. Aman öldük ya Muhammed, aman kaldık ya Muhammed, bar bar bağırıyorlar.

Dediğiniz oldu mu? Olmadı mı? İtirazınız varmı?

Aman dua et de geri açılsın dediler. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dua etti. Karanlık açıldı. Aydınlık oldu.

Dua etti ki ya Rabbi, bir rüzgâr ver. Yine akrabalarına dedi ki birbirinize sarılın, birbirinizden ayrılmayın. Bir rüzgâr çıktı. İnsanı Ata vuruyor. Atları insanlara vuruyor. İnsanları yere çalıyor. Aman ya Muhammed öldük kaldık bar bar bağırıyorlar.

O zaman Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri tekrar dua ediyor. O rüzgâr duruyor. Durduktan sonra Ay’a parmağı ile işaret yapıyor. Ey ay gel benim Peygamberliğime şehadet et. O zaman Ay havada Cenab-ı Hakk’ın emriyle küçülüyor, küçülürken, küçülürken geliyor iki parçaya ayrılıyor. Parmağı ile vurduğu için iki parçaya ayrılıyor. Biri Ebu Gubeys dağına, biri de onun karşısındaki dağa iniyor.

Orda, Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasuluhü. Bir Allah’a şehadet ederimki Allah birdir. Allah’tan başka Allah yoktur. Muhammed Allah’ın rasulüdür. Muhammed Rasulullahtır.

Kur’an-ı Kerim’de derki.

وَانْشَقَّ الْقَمَرُ

Yani, “Ay iki şak oldu.”[1]

İnanmıyanın dini gider. İmanı gider. Kendi kâfir olur. Hanımı boş olur. Şakkı kamer bakınız (Kamer suresi 1’den 3’e kadar bakılsın.)

Bu ay bu kadar muazzam, büyük olan ay nasıl küçüldüde geldi, böyle şehadet etti. Bunu akıl nasıl kabul eder? Mantık nasıl kabul eder? Bu mantığa sığar mı? Akla sığar mı? Ancak imana sığar. İnanmaktan başka çare yok.

Öylelikle Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin Rasulullah olduğunu, Hak Peygamber olduğunu bütün herkese lisanı fesih, güzel bir lisan, fesih lisan ile söyledi. Ondan sonra ay geri yerine gitti.

Çünkü pürnur olup geldi âleme

O’nun vasfı ne dile sığar ne kaleme

 

 


[1] Kamer Suresi, 54/1.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>