canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

ŞERİAT-TARİKAT - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

ŞERİAT-TARİKAT

 

 

Birinci sütun şeriat

Nuru İlahiye ve Nuru Muhammediyedir. Cenâb-ı Hak kendi ismi nurundan Muhammed nurunu sallallahu aleyhi vesellemi halk eyledi, sonra onun nurundan cümle âlemleri mahlûkatı yarattı.

Hadisi şerif:

أَوَّلُ مَا خَلَقَ اللّٰهُ نُور۪ى

Yani “Allahu Teâlâ evvela Benim nurumu yarattı”[1]  demektir.

Amel iki çift şunlardır, Şeriat:

اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ

“sana ibadet kulluk ederiz ve sana sığınırız.”[2]

Mesele ikileşti biri ibadet Allahu Teâlâ’ya kulluktur. Biride O’nun gadabına uğrayıp dalalet denizine düşüp helak olmaktan Allahu Teâlâ’ya sığınmaktır.

Cenâb-ı Hak Teâlâ bu ayetten iki deniz yaratmıştır. Biri saadet denizi biri şekavet denizidir.      

      اِيَّاكَ نَعْبُدُ

İbadettir, taattir, bir denizdir. “Bu saadet denizinde yüzerek sana çalışır seni isteriz.”

وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ

Şakılik; şakı, eşkıya denizidir ki “ya Rabbi, bu şekavet denizine dalıp orada helak olup senden uzak düşmekten sana sığınrız.”

Ya Rabbi! Cenneti nurundan yarattın. Nur denizinde Kur’an-ı Kerim’dir. Nuru Mubin’dir. Bu nurunla her daim seni zikreden, bu nur denizinde yüzen kimseler nur olur. Nura, cennete, cemale kavuşur.

İnkâr, günah denizi içinde yüzenler senden uzaklaşır sana sığınırız ya Rabbi.

İkinci sütun tarikat, amel iki çift:

Tezkiye-i nefis, tasfiye-i kalb: Nefsini islahtır. Zikrullah ve ibadetledir, intisabla hâsıl olur. Kalbini temizlemektir, Allahu Teâlâ’nın rızasından başkaları terk etmekledir.

 

1.

قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙ

“Nefsini islah eden kurtuldu”[3]

 

2.

وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَاۜ

“Kurnazlıkla halka kibirle aldananlar tutuldu”[4]

Her insanın nefsi bu dünyaya geldikten sonra hamdır. Ya yetişip güzel kokulu meyve gibi tatlı olacaktır veyahut hamlıkta acıyıp kokup çürüyecektir.

Yani batını; ya Nuru ilahiyeye, cennete kavuşucaktır veyahut zulmatı ilahiyeye, cehenneme bu dünyada kavuşacaktır.

Allahu Teâlâ’nın zikri nurdur. Kelime-i tevhidin bu dünyada nuruyla nurlanıp bütün zahiri batını nur olur. Cennette, yarın göreceği nimetlerin hepsini bu dünyada iken bulur.

Kalbi katı olup zikrullah etmeyenler de bu dünyada cehennemi bulurlar.

 

Birinci sütun şeriat:

Üç Üçler sırası, hidayeti ilahiye üç: bir nefsine zulmedenler, iki amel edenler, üç sabık mukarreblerdir.

     اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ

“bize yardım eyle doğru yolunu göster ya Rabbi”[5]

Bu ayeti kerimedende üç yol yaratmıştır. Biri bu dünyadan aşağı tahtesseraya gider, biride cennete gider, biride Hak Teâlâ’ya kavuşur. Şu ayetle delildir.

ثُمَّ اَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذ۪ينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَاۚ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۚ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُۜ

Tefsirde yazılıdır ki “sonra o Kur’an-ı Mubin kullarımdan istifa ve ihtiyar ettiğim (seçtiğim) ümmetine miras ettik. O ümmetten bir kısmı mucibince amelde noksanla nefsine zulmetti. Bir kısmıda mucibince amel eyledi. Bir kısmıda Allahu Teâlâ’nın izniyle hayır hasenatta ileri derece müsabakat etti. Bu müsabakatta Allahu Teâlâ’nın fazlı kebirdir büyüktür.”[6]

 

İkinci sütun tarikat:

Üçler sırası: Mü’minlerin derecesi üçtür:

Sıratı mustakım budur ki kulların biribirlerinden dereceleri yüksektir. Şu ayetle delildir.

لَيْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ ف۪يمَا طَعِمُوٓا اِذَا مَا اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوْا وَاَحْسَنُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟

“iman edip ameli salihada bulunanlar için mademki haramdan sakındılar ve haram olduğuna inandılar daha sonra haramlara daha ziyade inandılar imanları kuvvetlendi, daha ziyade ameli salihada bulundular. Daha sonra daha ziyade sakındılar ve iyiliklerde bulundular bunların evel ki yediklerinin için ziyan yoktur. Allahu Teâlâ iyilik edenleri sever.”[7]

Burada üçe ayırdı:

1- Biri iman edip ibadette emri nehyi tutanlardır. Şeriattır.

2- Sonra tarikata girip emri nehyi tuttuktan sonra tarikat yükünüde alıp O’na imanı ve O’ndan korkusu artarak imanları daha ziyade olmuştur ki onlar esrara vakıflardır.

3- Daha ziyade sakınarak kuvvetli imandan sonra Allah’ın kullarına yardımda bulunur kendilerini aramazlar.

Üçüncü sütun dalalet:

Üçler sırası, kâfirlerin derecesi üçtür, bunlarda birbirlerinden ayrılardır.

  اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَب۪يلًاۜ     

“şu kimseler ki iman ettikten sonra tekrar kâfir oldular. Tekrar iman sonra yine kâfir oldular. Sonra bunlar kâfirliklerini inkârlarını artırdılar. Onlar sonra tevbe etselerde kabul olunmaz.”[8]

İşte buradada üç oldu.

1- biri iman eder fakat cehaletle bilmeyip tekrar küfreder. Cenâb-ı Hakk’ta ona belalar verir, o korku ile tekrar iman eder tevbesi kabul olur.

2- ikinci bunları gördükten sonra unutur bollukta yine inkâra başlar hiç muhtaç değilmiş gibi.

3- maazallah Allahu Teâlâ buna gazap eder. Buna küfretmek için kolaylıklar verir. Malını, mülkünü, evladını, kuvvetini artırır. Bu kimse yine küfrünü artırır ise cehenneme kadar gider onu döndürmez.

 


[1] Piri Tarikat Abdulkadir Geylâni, Sırru’l-Esrar ve Mazharu’l-Envar s.6. (Mısır). Ferâidü-l-Fevâid fi beyani-l-Akâid s.87 (Osmanlıca baskı.). Sireti Halebî İnsanu’l-Uyun c.1.s.175 (Mısır). Rûhu'l-Beyan tefsiri c.2.s.370 (Beyrut). Şerh ve tercüme-i delaili Abdulkadir’i Geylâni. Kettani, Mütavatir hadisler.

[2] Fatiha suresi 1/5

[3] Şems suresi 91/9

[4] Şems suresi 91/10

[5] Fatiha suresi 1/6

[6] Fatır suresi 35/32

[7] Maide suresi 5/93

[8] Nisa suresi 4/137

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>